Düşerken Kazanmak

İlk iki yazıda borsalardaki temel emir çeşitlerinden bahsetmiştik. Laf lafı açtı, konu spot piyasalar / kaldıraçlı piyasalar ayrımına geldi. Hatta şöyle bir teaser ile bitirmiştik yazıyı: Evet, fiyat düşerken de kâr edebilirsiniz. Peki nasıl?

Kaldıraçlı piyasalardan haberim olmadığı zamanlarda fiyat düşerken kar etmenin tek yolunun yeterince düştükten sonra alım yaparak yükselmesini beklemek olduğunu sanıyordum. Hatta insanların pozisyonlarından bahsederken kullandıkları long, short gibi tabirleri anlıyor, long’un alım yapmak, short’un da satış yapmak olduğunu biliyordum fakat “short” diye bir pozisyonun varlığı bana manasız geliyordu. Sattıysan elinde bir şey kalmamış demektir, yani pozisyonda filan olmamalısın aslında değil mi? Değil.

Belki bu noktada ilk olarak kaldıraçın ne olduğundan bahsetmek gerekir ama bunu sonraya bırakacağım. Önce “long” ve “short” pozisyonlarının mantığını kavramak bence daha önemli.

Satmadığın sürece zararda sayılmazsın…

Long pozisyonuna girmek demek bir hissenin (ya da meta, ya da döviz, ya da kripto para) değerinin yükseleceği düşüncesiyle alım yapmak demektir. Bir süre sonra hisse değeri gerçekten yükselirse pozisyon kâra geçer. (Henüz siz kâra geçmediniz, dikkat. Sadece pozisyon kârda. Sizin kâra geçmeniz için satış yapıp pozisyonu kapamanız lazım.) Yeterince yükseldiğini düşündüğünüz zaman da satarsınız, sattığınız fiyat ile aldığınız fiyat arasındaki fark sizin kârınız olur. Yani 4.000$ iken aldığınız BTC’yi 4.500$ iken satarsanız 500$ kar etmiş olursunuz. Basit ticaret yani. Elbette hisse düşerse de zarara girersiniz. Fakat fiyat istediği kadar düşsün, siz satış yapıp pozisyonu kapamadıkça sadece pozisyon zararda kalır, siz değil. Çünkü bir noktada düşmeyi bırakıp tekrar yükselebilir ve sizi kâra geçirebilir. Ama satarsanız bu şansı kaçırmış olursunuz. O yüzden “satmadığın sürece zararda sayılmazsın” derler piyasada, fiyat ne kadar düşerse düşsün.

Short pozisyonuna girmek ise aynı hissenin düşeceğini düşünerek satış yapmak demektir. Peki diyelim elimde sadece para var, BTC filan yok. Ama BTC de iyice yükselmiş, artık düşüşe geçeceğini düşünüyorum. Nasıl short’layacağım, elimde coin yok ki, neyi satacağım? Ödünç alacaksın kardeşim! Diyelim fiyat 4.500$. Ben bir arkadaştan 1 BTC ödünç alıyorum ve hemen piyasada satıyorum. Artık elimde 1 BTC yok, 4.500 dolar var. Sonra BTC fiyatı gerçekten düşüyor, diyelim 4.000$ oluyor. Elimdeki 4.500’ün 4.000’i ile 1 BTC’yi geri alıyorum ve hemen arkadaşa BTC’sini geri veriyorum. Elimde ne kalıyor? Temiz bir 500$. (Eşek değilsem arkadaşıma ödünç aldığım süre boyunca işleyen BTC faizini de ödüyorum tabi bu kârdan.) Peki BTC düşmedi diyelim, tersine 5.000$ oldu. Arkadaş da kapıma dikildi, BTC’sini geri istiyor. Mecbur yükselmiş fiyattan geri alacağım. 4.500$’ım zaten vardı, üstüne cepten bir de 500$ koydum, parayı denkleştirdim, BTC’yi alıp arkadaşıma geri verdim. Ama cepten yedim, yani 500$ zarardayım.

Şimdi long pozisyonuna geri dönelim. Aslında burada da bir ödünç alma işlemi mümkün. Fakat long pozisyonunda BTC değil, fiat ödünç alınır. Bildiğin bankadan kredi çekmek gibi yani. Vade geldiğinde o parayla satın aldığın BTC’nin fiyatı yükselmişse BTC’yi satıp aldığın krediyi geri ödersin, kredi miktarından geriye kalan senin kârın olur. Yok düşmüşse eksik kısmını cepten tamamlarsın, o da zararın olur.

Boğa rakibine boynuzlarıyla yukarı doğru hamle yaparak saldırır. Ayı ise pençeleriyle aşağı doğru hamle yaparak saldırır. Bu yüzden Boğa yükselen piyasada kâr edenleri simgelerken Ayı ise düşen piyasada kâr edenleri simgeler. Şimdi bu boğa/ayı muhabbeti nereden geliyor öğrendiniz işte.

Kabus ve felaket: Margin Call & Liquidation

İşte kaldıraçlı piyasalar bu ödünç alma işini otomatize etmiş piyasalardır. BTC (ya da fiat) ödünç alacak arkadaş aramak zorunda kalmazsın, sistem istediğin anda sana bu meblağı ödünç verir. O meblağ sende kaldığı sürece de faiz işler. Pozisyonunu kârla kapatırsan ne ala, o faizi zaten haydi haydi ödersin. Yok pozisyon zarara girmeye başlarsa hem faizi, hem de zararını kapatacak kadar parayı hesabında tutmak zorundasındır.

Şimdi burası kritik! Tekrar etmek lazım. Herhangi bir andaki zararını karşılayacak kadar parayı her zaman hesabında tutmak zorundasındır. Pozisyonun girdiği zarar, hesabındaki parayla kapatılamayacak seviyeye geldiği anda sistem pozisyonu otomatik olarak kapatır, bütün parana da zararı tazmin etmek üzere el koyar. Buna “liquidation” denir, bir nevi sıfırı tüketmek yani.

Görüldüğü üzere kaldıraçlı piyasalarda olası zararları karşılamak üzere hesabımızda bir miktar teminat tutmamız gerekiyor. Bu teminata “margin” denir. Hatta bu yüzden zararımız hesabımızdaki teminat miktarını geçmek üzereyken gelen uyarıya da “margin call” denir, margin çağrısı yani. Bu çağrı “hesabına biraz daha para koy yoksa liquidate olacaksın, tümü uçup gidecek” anlamına gelir.

Yok de, yok de…

Buna bir örnek verelim. Diyelim hesabımda 1.000$ var. BTC de 4.000$. Ben fiyatın düşeceğini düşünüyorum, o yüzden short pozisyonuna giriyorum. N’apıyorum, 1 BTC ödünç alıyorum ve hemen satıyorum. Hesabımda artık 5.000$ var ama bu 5.000’in sadece 1.000 doları benim kendi param. Gerisi borç. Eğer BTC yükselir ve 5.000 dolara yaklaşırsa önce bir margin callyiyorum. Sistem diyor ki “5.000 dolar seviyesi bu ödünç aldığın ve sattığın BTC’yi geri almak için son şansın olur. Çünkü 5.001$ olsa alacak paran yok. Liquidate olmak istemiyorsan hesabına daha fazla para koy.” Sisteme “Abim bugünlük beni idare et, yarın vallahi düşecek bu meret” demek mümkün değil. Neyse ki ben 5.000’i görmeden geri döneceğini ve düşmeye başlayacağını düşünüyorum, o yüzden hesabıma hiç para eklemiyorum. Fakat o da ne! Korktuğum başıma geldi ve 5.000’i gördük. N’oluyor, sistem otomatikman hesabıma el koyuyor, 5.000 dolardan 1 BTC alıp ödünç aldığım yere geri veriyor, bana da avcumu yalamak düşüyor. Ha BTC o seviyeden tekrar geri düşebilir, hatta 3.000’lere kadar inebilir. Geçmiş olsun. Hesabımda 1 dolarcık daha fazla para olmadığı için 1.000 dolar kaybettim. Kimse gözümün yaşına bakmaz, ama ben zaten düşecek demiştim, düştü işte desem de o para gitti gider.

Peki long pozisyonunda liquidate olmak mümkün değil mi? Mümkün elbette. Aynı örnekten gidelim, hesabımda 1.000$ var, BTC de 4.000$. 1 BTC satın almak için bendeki 1.000 doların üstüne 3.000 dolar daha koymam gerekiyor, onu da sistemden borç alıyorum. Bu noktadan itibaren BTC yükselmek yerine düşerse ve 3.000 seviyelerine gelirse elimdeki BTC’yi satmak ve borcumu ödemek zorundayım. Bunu da sistem 3.000’e ulaşır ulaşmaz otomatik yapıyor çünkü 2.999’dan satsa borcumu ödemeye yetmiyor.

İki ucu keskin kılıç: Kaldıraç

Şimdi gelelim kaldıraça… Kaldıraç aslında kelime anlamı gibi, küçük bir çabayla büyük bir etki yaratmak anlamına gelir. Kabaca hesabınızdaki parayı teminat göstererek gerçekte sahip olduğunuzdan daha fazlasıyla alım-satım yapabilmek demektir. Yani 2x kaldıraç kullanıyorsanız hesabınızdaki paranın 2 katını, 10x kullanıyorsanız 10 katını alışverişte kullanabilirsiniz. Fakat kaldıraç yükseldikçe fiyat oynamalarının yarattığı kar da zarar da büyür, yani olası kazanç yükseldiği gibi liquidate olma riski de artar. Yine örnek verelim.

Hesabımda 1.000 dolar varken ben 10x kaldıraç kullanırsam 10.000 dolarla alışveriş yapabilirim. Bu da BTC 4000$ iken 2,5 BTC’lik bir long pozisyonuna girebilirim demektir. Fakat bu durumda 400 dolarlık bir düşüş 2,5 BTC’de 1.000 dolar zarara denk geleceği için, benim margin’im de (1.000$) bu meblağı ancak karşıladığı için liquidation seviyem 3.600$ olur. Halbuki bir önceki örnekte liquidate olmak için 3.000’e düşmesi gerekiyordu, farklı olan nedir? Çünkü o örnekte 1.000 doları teminat göstererek 4.000 dolarlık (hesabımdaki paranın 4 katı) alışveriş yapmıştım. Yani 10x yerine 4x’lik kaldıraç kullanmıştım. Görüldüğü gibi 10x’te tüm paramı kaybetmek için ters yönde 400 dolarlık bir hareket yeterliyken 4x’te 1.000 dolarlık bir hareket gerekiyor.

Tabi yüksek kaldıraç daha risklidir ama aynı zamanda daha kazançlıdır. 4x ile 400 dolar kar ettiğim bir pozisyonda 10x ile 1.000 dolar kar edebilirim. Aslında kaldıraç bir nevi alışverişlerimizin sonuçlarını “amplify” eden (yükselten) bir araçtır.

Yazının başına dönecek olursak, spot / kaldıraç farkı da işte tam olarak budur. Hiç kaldıraç kullanmadığımız, sadece elde ne varsa onunla alım satım yaptığımız piyasalara spot piyasa denir. Eldekini teminat göstererek borç aldığımız ve onunla alım-satım yaptığımız piyasalara ise kaldıraçlı piyasa denir. Tabi kaldıraçlı piyasalarda hesabımdaki paranın dışında borç kullanmadan girdiğim long pozisyonlar da olabilir. Bunlardaki kaldıraç oranı 1x olur (yani kaldıraç kullanılmaz) Bir başka deyişle 1x long pozisyonu aslında spottan farksızdır. Fakat short pozisyonu tanımı itibariyle borç almayı gerektirdiği için her short pozisyonu ister istemez kaldıraçlıdır (1x olsa bile) Yani “spot short” diye bir şey yoktur. Spot spot demişken bir de kamu spotu verelim.

Kamu spotu

Keşke kaldıraça abanmasaydı…

Kaldıraç, sorumluluk isteyen bir araçtır. Sahip olduğunuz paranın 10 katıyla, 100 katıyla yatırım yapmak ilk başta çekici gelebilir fakat kaldıraç arttıkça hele de kripto gibi oynak bir piyasada en ufak bir harekette bile anaparanızı kaybedebilirsiniz. Bu yüzden ne yaptığınızı çok iyi bilmeden ve riski iyi hesaplamadan asla kaldıraç kullanmayın. Bu arada kaldıraçlı piyasalarda aldığınız borçların faizleri genelde banka kredilerinden çok daha yüksektir. Bu yüzden uzun vadeli pozisyonlarda ya futures gibi pozisyon açık kaldığı sürece faiz işletmeyen yerleri tercih edin. Ya da long pozisyona girecekseniz bankadan kredi almayı ve kaldıraç kullanmadan spot olarak pozisyon almayı değerlendirin. Çünkü 1.000 dolarla 10x kaldıraç kullanarak pozisyona girmekle 10.000 dolarla spot olarak pozisyona girmek arasında fark yoktur. Hatta ikincisinde yüksek kaldıraç faizi yerine düşük banka faizi işleyeceği için daha avantajlıdır. Fakat her ne kadar kredi almayı öneriyor gibi görünsem de gerçek tavsiyem sizin olmayan bir para ile borsada asla yatırım yapmamanız yönünde olur. Bir anda çakılma yaşanır ve BTC değeri yarısına inerse kaldıraçlı pozisyonda kaybedeceğiniz miktar hepi topu 1.000 dolardır fakat spotta 10.000 dolarınız bir anda 5.000 dolara kadar erir. Para sizinse bekleyelim, nasıl olsa çıkar diyebilirsiniz (hatırlayalım, satmadığın sürece zararda sayılmazsın) fakat para borç ise alacaklı kapınıza dayanır ve o BTC’leri çok ucuzdan satmak zorunda kalabilirsiniz.